Oktay Ekşi'den Latife Hanım Dersi..

6

Saat: 16:42 | Yazar: Burak Doğan


Hürriyet Gazetesi'ne yıllarını vermiş usta gazeteci Oktay Ekşi'nin bugünkü yazısında çok güzel 3 adet tespit var. Bu derslere ihtiyacı olanlar olduğunu düşündüğümden tekrar altını çizmek istedim.

1- Sayın Başbakan önceki gün yaptığı basın toplantısında, "türban"la ilgili soruya, "Bir bayan nasıl başını açma hakkına sahipse, diğeri başını örtme hakkına sahiptir. Buna kimse müdahale edemez. Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı Atatürk’ün eşine, annesine bak. Eğer örnek alacaksan Atatürk’ün eşi nasıl giyiniyor, buna bakarsın, bu da size bir ders olur" yanıtını verdi.

Bir hikáye vardır. Bektaşi onu dinleyince, "A oğlum," demiş, "ben bu hikáyenin neresini düzelteyim? Söylediğin Peygamber Hazret-i Süleyman değil, Hazret-i İbrahim olacak. Kurban etmeye kızını değil oğlunu adamış. Oğlunun adı İsrafil değil İsmail. İsmail’in canını kurtarmak için gelen meleğin adı Azrail değil Cebrail... Gökten inen kurban keçi değil koyun..."

Ve ardından daha da açıklamış:

2-Türkiye’de kimse Anadolu’daki milyonlarca kadınımızın başını örtmesine de bir şey söylemiyor, başını örtme şekline de... İtiraz edilen "siyasi bir simge" haline gelen "türban"dan ibaret. Tıpkı bir tarihte İtalya’da Mussolini taraftarlarının giydiği "kara gömlek" gibi...

Atatürk’ün ne annesi Zübeyde Hanım’ın "türbanı" vardı ne de eşi Latife Hanım’ın... Onların kullandığı aynen yukarıda dediğimiz gibi yani Anadolu’da bugün de görülen "başörtüsü" idi.

Ve en sonunda da vurucu darbe..

3-Zübeyde Hanım’ın vefat ettiği tarih 14 Ocak 1923’tür. Atatürk’ün Latife Hanım’la evlendiği tarih 29 Ocak 1923; boşandığı tarih 11 Ağustos 1925 idi. Atatürk’ün şapka devriminin tarihi 29 Kasım 1925. Daha sonraki kıyafet devriminin tarihi ise 3 Aralık 1934...

Tarihi gerçekler bu kadar açık olduğuna göre hangi izan sahibi "Atatürk’ün annesi ve eşi de devrimler sonrasında bile türbanlıydı" anlamına gelecek bir laf edebilir?

Kaynağı burada, kendi köşeyazısında.. Buyrun okuyun.. Daha güzel açıklaması yok zaten bu olayın..

İçeriği beğendiniz mi? Günlerden Bugün'ü Rss olarak ya da E-Mail alarak takip edin! E-mail ile kayıt en üstte!

6 Yorum

  1. Sercan Demir |

    1- Sayın Başbakan önceki gün yaptığı basın toplantısında, "türban"la ilgili soruya, "Bir bayan nasıl başını açma hakkına sahipse, diğeri başını örtme hakkına sahiptir. Buna kimse müdahale edemez. Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı Atatürk’ün eşine, annesine bak. Eğer örnek alacaksan Atatürk’ün eşi nasıl giyiniyor, buna bakarsın, bu da size bir ders olur" yanıtını verdi.

    Bunları anca Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü anlamamış bir kişi söyleyebilir..

     
  2. Adsız |

    A oktay ekşi. ben bu anlayışının neresini düzelteyim. Türban sana göre bir siyasi simge. başını örtmek isteyen bir genç kız şu an anneleri gibi başörtüsü takamaz. bunu göremiyor musun? her giysi bir sınıf belirtir, başörtüsünü de genç kızlar değil anneleri ve anneanneleri takar.veya köydeki kadınlar takar, şehirliler değil.üniversiteye giden birine nasıl köylüler veya yaşlılar gibi giyin dersiniz?
    saygılarımla...

     
  3. Burak Doğan |

    Atatürkü zaten anlamamış ve bundan sadece 10 sene önce Atatürk'e hakaretler yağdıran insanlar topluluğu hakkında konuşuyoruz zaten.. Ve malesef bunu anlamak istemiyor insanlar..

     
  4. Burak Doğan |

    Türban, siyasi simge olarak kullanılmak istendiği için siyasi simge.. Bundan 10 sene önce ne böyle bir sorunumuz vardı, ne de bu sorunu fişekleyen kimseler.. Türbanla başörtüsü arasındaki farkta, Emre Kongar'ında tabiriyle "sıkmabaş" şeklidir.. Bunu herkes gayet iyi biliyor ve isteyenlerde çok güzel kullanıyor...

     
  5. Selim |

    İnsanlar anlamak istemiyorsa bu ülkede yaşama kardeşim çevrendeki insanlara bunlara söylesene başörtüyü köyülüler takarmış şehirliler takamazmış zihniyete bak ya..Son olarak bunlar Atatatürkçü olamazmış sen içi boş Cumhuriyet gençliğisidir burda çıkıpta söz de laflar etmenin alemi yok bu blogu sürekli takip edeceğim boş değiliz burda istediğinizi yazabilirsiniz biz de bal gibi eleştiririz.

     
  6. Burak Doğan |

    Elbette istediğimi yazabilirim ve diğer konularda olduğu gibi sizde güzel ve seviyeli bir şekilde her zaman eleştirilerinizi yapabilirsiniz. Zaten düşünce farklılıkları olmadan nasıl olacak ki bu iş?

    "Bu ülkede yaşama" bu aralar zaten duyduğumuz kelime öbekleri. Ama "isimsiz" adı altında yazan kişi, o cümleyi yazarken hangi açıdan düşünüp yazdı tam bilemiyorum, kendisi açıklama yazarsa bizde aydınlanmış oluruz.

    İlk yorumda yazan da, Atatürkçü olamaz değil, Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü anlamayan kişilerdir yazmış, bunuda belirtmek istedim.

    Elbette buraya isteyen herkes, dilediği ve belirttiğiniz gibi yorumlarını yapabilir ve fikirleri tartışabilir..

     

Yorum Gönder