Türbanın Çözümü Kolay!

2

Saat: 13:07 | Yazar: Burak Doğan

Uzun süredir bu mevzu üzerine yazmak istiyor, zaman yaratamıyordum.. Elimdeki kısa zaman diliminde bazı şeyleri sesli düşünmek istiyorum.. Elbette mevzu tekrar tekrar ısıtılıp önümüze konan türban meselesi ve bununla beraber Anayasa değişikliği olayı.. Her zaman olduğu gibi bir gündem değiştirme çabası olduğu ortada, sanırım yurt dışına gidince dili çözülüyor bizim Başbakanın..

Neden olduğunu anlamadığım bir şekilde, ortalık karıştığında, ekonomi bocaladığında yurt dışından başbakanımız türban hakkında bir iki şey söyler, ortalığı diğer mevzular açısından dindiriverir.. Bugünkü gazetelerin ve haber sitelerinin %99'unda bu haberi görebileceğinizden eminim.. Sonrasında..

Gelelim Başbakanımızın dediklerine.. "Türban simgede olsa yasaklanmamalı".. Burdan neler çıkar.. Bugüne kadar düşünceleri saklayıp %47'yi arkaya alınca mı söylemeye başladıkları, zamanında beraber zikrettikleri "Rektörlerin türbanlı öğrenciler önünde selam duracakları" nı yavaş yavaş getirmeye mi çalışacakları.. En ilgincide, Devlet Bahçeli'nin çıkıp bu olaya destek vermesi.. Gerçekten anlamak zor.

AKP kurulduğundan beri, türbanı siyasi simge olarak kullanmadıkları, inanç özgürlüğü ile bağlantılı olduğunu belirttiler durdular.. Şimdi mi akıllarına geldi "siyasi simge olsa bile" yasaklanamayacağı.. AİHM'nin yasaların, anayasanın, yargıçların verdiği kararlar hiç önemli değil. Çünkü "Elleri Kaldırtır, Gerekirse Yeni Anayasa Yaparız"..

İçeriği beğendiniz mi? Günlerden Bugün'ü Rss olarak ya da E-Mail alarak takip edin! E-mail ile kayıt en üstte!

2 Yorum

  1. netci |

    İyide bu bir sorun nasıl çözülecek sen anlatırmısın. Ne yapılsın.?

     
  2. Burak Doğan |

    Buna anlatmak değil, kişisel fikir diyebiliriz..

    İlk önce şu var. Bu mevzunun en önemli anlarda hep koz olarak kullanılmak istendiği açıkça belli oldu. Elinde Anayasayı değiştirme gücü olan AKP, ilk 5 senelik dilimde yapmadığı gibi, bu dilimdede yapmayarak, bu kozu sürekli ortaya sürüp etrafı karıştırma taktiğine devam ediyor. Bunu bir bilelim.

    Ardından çok güzel kararlar var elimizde. İnsan Hakları Mahkemesi, mahkeme kararları.. Bunuda herkes çok iyi biliyor. Türbanın Laik bir ülkede, din ile devlet işlerinin karıştırılmaması gereken bir ülkede, resmi kurumlarda yeri yoktur. Daha başka bir açıklamasıda yoktur. Şayet olabilecek birşey varsa, buda ülkemizi alıp İran'daki taşlamayla öldürülen kadınlara kadar götürür..

     

Yorum Gönder