Diyanet İşleri Başkanlığı Bütçesi...

8

Saat: 10:25 | Yazar: Burak Doğan

Sadece tek bir rakam vermek istiyorum, hatta altını çizmek istiyorum bunun.. Çünkü gerisini Can Dündara bırakacağım çünkü gerçekten o yazıdan alıntı yapmak, o yazıyı derlemek düşüncesi bile canımı sıktı.. işte o cümle: Devlet tarafından, Dİyanet İşleri Başkanlığı bütçesiyle, Üniversitelere ayırılan bütçe birbirine denk... Buyrun gerisini burdan Can Dündar'dan dinleyelim..

SAYIYLA KENDİNE GELMEK

NTV'deki "Neden" programında "Aleviler ve Siyaset"i tartıştık. Açılışta Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser'e sordum:
"Neden her seçim öncesi 'Sünniler ve Siyaset' değil de 'Aleviler ve Siyaset' tartışılır?"
Eser, rakamlarla yanıtladı bu soruyu...Verdiği rakamlar, tartışmaya yer bırakmayacak kadar net bir tablo sergiliyordu.
Bu rakamları yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum:

* * *
Türkiye'de kaç okul var?
67 bin...
Kaç hastane var?
1220...
Kaç sağlık ocağı var:
6 bin 300...
Peki kaç cami var?
85 bin...
Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.
Peki kaç kilise var?
270...
Kaç cemevi var?
100.
* * *
Türkiye'de kaç doktor var?
77 bin...
Peki kaç din görevlisi var?
90 bin...
Türkiye'de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.
Eğitim-Sen'e göre Türkiye'nin 200 bin öğretmen açığı var.
* * *
Türkiye'de kaç kütüphane var?
1435...
Almanya'da kaç kütüphane var?
11 bin...
Türkiye'nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var?
13...
Kaç kentte kuran kursu var?
81...
Bu kursların toplam sayısı kaç?
3852...
* * *
Türkiye'de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.
Peki kaç tane "cami yaptırma derneği" var?
35 bin...
* * *
İçişleri Bakanlığı'nın bütçesi ne kadar?
783 trilyon...
Ulaştırma Bakanlığı'nın?
678 trilyon...
Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nın?
677 trilyon...
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın?
632 trilyon...
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın?
280 trilyon...
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın?
249 trilyon...
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın?
404 trilyon...
Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesi ne kadar?
1.3 katrilyon...
8 bakanlığın bütçesi kadar...
22 üniversitenin toplam bütçesine denk...
* * *
Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım:
1997'de 66 trilyon.
1998'de 119...
1999'da 180...
2000'de 270...
2001'de 302...
2002'de 553...
2003'te 771...
2004'te 1 katrilyon...
2005'te 1 katrilyon...
2006'da 1,3 katrilyon...
2007'de 2.7 katrilyon...
* * *
Bir ülke, Diyanet'e, bütün üniversitelerine ayırdığı bütçe kadar pay ayırıyor ve bunu son bir yılda ikiye katlıyorsa, doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?

Can Dündar

Edit: Yazının orjinal haline buradan ulaşabilirsiniz..
Önceden eklemediğim için kusuruma bakmayın..

İçeriği beğendiniz mi? Günlerden Bugün'ü Rss olarak ya da E-Mail alarak takip edin! E-mail ile kayıt en üstte!

8 Yorum

  1. Hüseyin |

    Öncelikle kullandığın spiderman görselinin diyanetle alakalı olmadığını sadece espri yapmak isteyen bir işgüzarın işi olduğunu belirteyim.(/ http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=439959&keyfield=C3B672C3BC6D63656B206164616D20646979616E6574)
    Daha sonra cemevi ve kilise sayısıyla cami sayısının oranının nüfusla orantılı olduğunun da bilinmesi gerektiğini belirteyim.
    Daha sonra Dİyanet İşleri'nin -bence- laiklik ilkesine tamamen aykırı bir kurum olduğunu fakat devletin dini kontrol etmek için kurduğu bir müessese olduğunu belirtmek isterim. Atatürk zamanında açılan D.İ.B'nin olmaması durumunda herkesin özgürce cami açabilmesi kendi hocasını kendi maaşıyla tutması gündeme gelir ki bu kişilerin dini yanlış yorumlayarak halkı tahrik etmelerei durumundan korkulmaktadır- Kaç kişi Diyanet'in kaldırılıp herkesin istediği gibi cami,mescit mabet açmasını ister, hayırkimse istemez çünkü korkar irtica hortlayacak diye o yüzden devletin dini kontrol etmesi istenir.
    Daha sonra neden Aleviler ve Siyaset tartışılır da sünniler ve siyaset tartışılmaz demişsin. Şöyle bir soru sanırım cevap verir neden türkler ve siyaset veya boşnaklar ve siyaset tartışılmaz da kürtler ve siyaset tartışılır? Çünkü Kürtlerin ve alevilerin toplum nezdinde ayrı konumlandırılmaları söz konusudur, bu da bölünmenin bir parçasıdır.
    İmam Sayısı ve doktor sayısı karşılaştırmalarına gelince yukarda belirttiğim gibi imam sayısı sıfıra indirilse herkes kendi imamını seçse devletin kesesi rahatlar daha çok doktor işe alınır ama bu sefer de vatandaş dini yanlış öğrenmeye daha meyilli olur bu konuda devlet halkına güvenmediği için imam sayısı Dİyanet'in talebinin de altında olmasına rağmen yüksektir. Her meslek grubu için ihtiyaç o grubun gördüğü işe göre değerlendirilmelidir. Elbette doktor ve öğretmen sayısının istene düzeye erişmesi de arzu edilir bir taraftır.

    Daha sonra sıkmabaşlar (!) sorununun neden çözmediniz demek kolaydır sorun olduğunu kabul edip çözüm arandığı zaman irticayı hortlatıyorlar demeyeceğinizin en ufak bir garantisini verebilir misiniz? zaten sıkmabaş diyerek kendinizi ele vermiş olmuyor musunuz,

    Bu arada Tayyip Erdoğan'ı normalde desteklemeyenler bile sizin gibilerin ısrarla sıkmabaş demesi yüzünden ona oy verecektir....

    konu çok dağılmış olabilir ama bu yorum acaba blogda kalma şansı yakalayacak mıdır merak ediyorum...

     
  2. Burak Doğan |

    İlk önce herkesin her türlü düşüncesine saygımız var, hadler aşılmadığı sürece, herkes kendi düşüncesini hür bir şekilde beyan edebilir blogumda..

    Örümcek adam konusunda ise birşeyler söylemek istiyorum, kesinlikle doğrudur, onu yazıya ben kendim ekledim internetten bulup. Ancak yorumu yazmadan önce, eğer yazıyı dikkatlice okumuş olsaydınız, Diyanet İşleri ile ilgili olan yazının ilk girişi dışındaki bütün yazılar Can DÜNDAR'ın NTV'deki "Neden" Programının konu başlığı olmasından dolyı, programın ardından Can DÜNDAR'ın gazetesinde yazdığı yazıdır. Şu anda, ilk konu ile ilgilide bir şeyler yazmak isterdim, ancak zamanım çok kısıtlı, akşam gerisinede değineceğim..

    Görüşleriniz için ayrıca teşekkür ederim..

     
  3. Burak Doğan |

    Şimdi.. Cemevleri ve kilise sayıları nüfusa orantılı olabilir.. Ama sence camiler okul sayısına ya da sağlık ocağı sayısına oranlandığında çıkan sayılar çok mu doğru?? Bir köyde yapılan 2 cami ne kadar fayda sağlar mesela.. Yada 77.000 doktora düşen 90.000 din görevlisi sayısı..?

    "Daha sonra Diyanet İşleri'nin -bence- laiklik ilkesine tamamen aykırı bir kurum olduğunu fakat devletin dini kontrol etmek için kurduğu bir müessese olduğunu belirtmek isterim" bu görüşe kesinlikle katılıyorum. Ancak bütçeleri gördüğümüzde, ne kadar büyük bir parayı kullandıklarını ve bu paranın D.İ.B için ne kadar yüksek olduğunu analtmaya çalışıyoruz. Bundan 2 sene önce 1 katrilyon yeterken, ne olmuşturda 2.7 katrilyon gerekmektedir Diyanetin bütçesine yani.. O paralarla neler yapılabileceğini anlatmama gerek yok elbet..

    Bundan sonra yaptığın yorumlar, tamamen, Can Dündar'ın televizyondaki programına istinaden yazdığı yazıdan dolaydır.

    Ancak "sıkmabaş" kavramına gelince.. O bir sonraki yazımın konusuda olsa, yinede burda cevaplamak istiyorum. Bizim anneannemizinde, babaanemizinde başında başörtüsü vardı. Ama hiçbir zaman, hiçbir yerde, politikaya alet edilmedi, gerektiği yerde gerektiği saygıyı gördü. Bu hortlatılmak istenen SIKMABAŞ mevzusu, normal başörtüsünden farklıdır, başörtüsünün içine ayrıca takılan ve 1 saç telinin bile görünmemesi gereken farklı yapıda birşeydir. Zamanında, Cumhuriyet kurulurken, kılık kıyafet devrimi yapılmış ve bunlar önlenmiştir. Ancak bundan 10 sene öncesine kadar, hiç açılmayan, anneannelerimiz ve babaannelerimizin başörtüleri, şu anda resmi kurumlara sokulmak istenenden farklıdır. 75 senedir adı geçmeyen bu konunun, bu aralar gündeme getirilip kullanılmak istemesi, sadece halkımızın dini görüşünün sömürülmek istenmesinden başka bir şey değildir..

    Bu konuya yaptığınız yorum gibi, bir sonraki konuyada bu açılardan yorum yapabilirseniz çok sevinirim. Çünkü gerçekten seviyeli bir şekilde bunu tartışmak bile imkansız hale gelmeye başladı..

     
  4. bünyaz |

    Bende şunu dile getirmek isterim
    Dinle ilgili tüm konularda nedense bu döneme dair eleştiriler var.Şimdi sormak hakkımız bundan önceki dönemlerde de bu oranlar aşağı yukarı aynı değilmiydi ?
    Türkiyede bazı kesimi anlmak gerçekten çok ilginç bir konuda farklı diğer konuda farklı yorumlar çıkıyor.Ve bunu yaparkende çağdaşlık modernliğe bağlamaları çok ayrı bir konu.Bazı kimseler çıkarlarına ters düştüğü için bu tür istismara açık konularda malesef abartıyorlar umarım bu günlerde geçer.Türkiye cumhuriyati içerisinde olan her vatandaş faydalanmak istediği her konuda birilerinin baskısı altında ezilmez yada dışlanmaz... Özgürlük kavramı rantcıların elinde değil halkın elinde olur. İyi çalışmalar

     
  5. Burak Doğan |

    Vallaha aslında, veriler bu şekilde değildi.. Bu zamanki verilerle, en azından, elimizde olan Diyanet İşleri bütçe verilerini 5 sene önceki durumuna bakınca kaç kat geride olduğunu görebiliyoruz...

    Herkesin derdi, yani esnafın, emeklinin işçinin derdi, holdinglerin, ticaret odalarının bütün yüksek gelirli üyelerinin kalkıp, ekonomide sorun yok demeleri. Çünkü herkes kan ağlarken, bu insanlar iktidara yakınlıkları sayesinde gelirlerini inanılmaz derecede arttırıyorlar.. Artık enflasyonun azaldığına, işsizliğin azaldığına hiçkimse inanmıyor..

     
  6. mYbiSgeN |

    altyapı üstyapıyı belirliyor, gerisi boş, bomboş,
    en derin kaygılarımla...

     
  7. Burak Doğan |

    Vallaha ben, önümüzdeki 20 yıl boyunca ne olacağımızın daha önceden belli olmasından korkuyorum.. Taa 1994 yılında şimdiki başbakanımız bile belliymiş.. Resmen yönetiliyoruz..

     
  8. azız |

    Bir ülke, doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa,ifadesi yanlış meslek tercihini devlet değil kişi belirler. Bir ülke hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu açıyorsa, ifadeleride yanlış cami ve kuran kursunu ülke yani devlet açmaz halk açarr. ilahiyat lisans mezunlarının öğretmen olma hakkını devlet aldı ya imam ya imam olacaksınız dedi. bu durum durup bir düşünülmeli

     

Yorum Gönder