Diego Armando Maradona!

0

Saat: 09:34 | Yazar: Burak Doğan


Tanrı'nın elinin yeryüzündeki sahibi Diego Armando Maradona.. 30 Ekim 1960'da doğup, Boca'da profesyonel futbol yaşantısına başlayan Maradona, 1982 Dünya Kupasından sonra Barcelona'ya o zamanların en yüksek değeri ile transfer olur. Tam tamına 12 milyon dolar!

Ama Barcelona'ya kaynaşmayı başaramaz ve 1978'de O'nu dünya kupası kadrosuna almayan Arjantin teknik direktörü Menotti'nin Barcelona ile anlaşması ile, kendisini Napoli'ye dar atar. Ve görkemli günler artık başlamıştır..


Barcelona Forması ile kazandığı Lig Şampiyonluğu (1982), Kral Kupası (1983) ve İspanya Super Kupası'ndan sonra(1983) Napoli forması ile İtalya'da 2 şampiyonluk kazanan Maradona (86-87 / 89-90) aynı zamanda 1987'de İtalya kupasını 1989'da UEFA kupasını, 1990'da İtalya Süper Kupasını kazanıyordu. 1986'da dünya kupası'nı Arjantin ile kazanıyor, çeyrek finalde İngiltere'ye attığı goldeki "becerisini" tanrının eli olarak nitelemektende geri kalmıyordu. İtalya 90'da, Almanya ile final maçında yedikleri penaltı golü ile dünya kupasını Almanlara kaptırması, Maradona'nın düşüşe başladığının ilk noktasıydı belkide..

1991 yılında İtalyadaki rutin doping kontrollerinin birinde kokain kullandığının tespit edilmesi üzerine zor günler başlıyordu Maradona için.. Ardından Arjantin'de kokain bulundurmaktan göz altına alınması, Dünya Kupası'ndan men edilmesi.. 1995 yılında tekrar 35 yaşında Boca'ya dönüşü ve kurtulamadığı uyuşturucununda etkisiyle 1997'de emekli olması..

Maradona, Napoli'de hala bir halk kahramanı.. Belki de gelmiş geçmiş en yetenekli oyuncu. Son zamanlarda politik görüşleri, ameliyatları ve kilolu halleriyle ekranlardan düşmesede, 2000 yılında, İtalya'ya attığı gol yüzyılın golü (60 metre top sürerek İngiltere gibi bir takımı ipe dizmesi!) kendiside Pele ile beraber yüzyılın futbolcusu seçildi. Maradona'da kendi ödülünü aldıktan sonra Pele'yi beklemeyerek herkesin ondan beklediğini yaptı. Ve çıkışta açıklamasıda şu şekildeydi: Kendi bedenime saygısız olsamda, işime her zaman saygılıydım; bu yüzdende dünyanın en iyisi benim!

Maradona, Pele ile beraber gelmiş geçmiş en iyi oyuncu olarak kabul ediliyor bütün çevrelerde. Buna Di Stefano'yu da eklemek lazım elbet (Real Madrid) Ama, Pele ile karşılaştırıldığında, Pele'nin Avrupa'ya hiç gelmediğini, geldiğindede döndüğünü, Maradona'nın takımında hiçbir zaman Brezilya Milli Takımındaki gibi oyuncular bulunmadan kupaları kazandığını ve gerçekten "farklı" birisi olduğunu kabul edersek, belki kendisni bir adım öteye götürebilriz. Ne dersiniz??




Yazının devamını okuyun...

Kara Şimşek Geri Dönüyor!

6

Saat: 13:57 | Yazar: Burak Doğan


Eveeett:) Ve Sonunda Nam-ı Değer "Maykıl Nayt" Dönüyor!! Efsane dizilerden Knight Rider, yapımcıların tekrar gaza gelmelerinden olsa gerek, 20 yıl sonra tekrar önümüze geliyor.. Çocukluğumun efsane kırmızı ışıklı, kendi kendine hoplayıp zıplayan, ıslık çaldın mı gelen arabası, ekranlarda yine bir çok izleyiciyi tutacaktır diye düşünüyorum.

Habere göre, The Bourne Identity ve Swingers gibi filmlerin yönetmeni Doug Liman'a bu proje için teklif götürülmüş.


Başroldeki "Michael Knight" rolunde ise bir kez daha David Hasselhoff'un oynayıp oynamayacağı ise belli değilmiş.

Mevzuya müdahil olan amcalardan biri ise, o zamanda Kitt neler yapıyordu, bu teknolojiyle neler yapabileceğini düşünmek bile istemezsiniz gibilerinden bir laf etmiş. Demekki çalışmalar ciddi anlamda var:) Haydi olm Mayk, ayrılda gel:)



Kaynak: 22 dakika



Yazının devamını okuyun...

TeknoSA - Electronic Partner Birleşmesi ve İzmir Forum Bornova'da Uygulaması

0

Saat: 10:38 | Yazar: Burak Doğan

Uzun süredir yoğunluktan gidemediğim Forum Bornova'da gezmekten aslında pek hoşlanmadığım, elektronik eşya altyapılı ama rakiplerinden farklı olarak beyaz eşyaya da yönelik bir tutum sergileyen Electronic Partner mağazasının kapandığını gördüm. Ve yerindede TeknoSA açılmıştı. Bu, TeknoSA'nın forumdaki ikinci mağazası oldu ve açıkçası insanları memnun etmekten çok bence biraz daha memnuniyetsizlik yarattı. Elbette bunun nedenleri var. Önce Electronic Partner'in durumundan biraz bahsedeyim;


Electronic Partner, bundan 2 sene önce ülkemiz pazarına girmeye karar verdiğinde 13 ayrı ülkede 5.000 adet bayisi ve 1500 - 2500 metrekare büyüklüğünde 100 adet mağazası olan bir kuruluştu. Yerel ortak olmadan piyasaya girerek şansını denemiş, bu şansınında yaver gitmesi olasılığını arttırmak için TeknoSA'nın 5 yıllık Genel Müdürü'nü transfer etmişti.

Ancak, şirket, beklediği verimi alamamış olsa gerek, 2 yıl önce girdiği piyasaya 4 adet açmış olduğu şubenin işletmelerini TeknoSA'ya satarak tamamen piyasadan çekiliyor. EP Başkanı Oliver Haubrich'in yaptığı açıklamaya göre, Türkiye'de kiraların çok artmasının ardından TeknoSA'nın yaptığı çok iyi bir teklifi değerlendirdiklerinin altını çiziyor. ( Kuvvetle muhtemel TeknoSA bir anlamda başka bir rakibini piyasada saf dışı bırakmak istemiş olsa gerek ) Böyle bir açıklama ne kadar yeterli bilemem ama, EP'in Türkiyeden çekilme kararı aldığı kesin, işletmelerinide çalışanlar da dahil TeknoSA'ya devrettiği bir gerçek. Şimdi gelelim işin TeknoSA tarafına.

Bir kere 2 sene önce TeknoSA'dan ayrılan Genel Müdür'ün durumu çok bir acayip:) 5 sene yürüttüğü Genel Müdürlük görevini sen bırak, EP geliyor diye oraya git, oda alsın Türkiyedeki işletmeleri TeknoSA'ya satsın. Biaz değişik olmuş tabii, kendisinin adına üzüldüm:)

Ardından, esas mevzuya, İzmir Forum Bornova'daki mağazalarına geleyim. EP'in Forumdaki mağazası, TeknoSA'nın aynı yerdeki mağazasının ortalama 4-5 katı büyüklüğündeydi. Bu gittiğimdede mağazayı inceleme fırsatım oldu. Mağaza tamamen TeknoSA olmuş. Gıcır gıcır, herşey yepyeni ancak bana çok garip gelen birşey var;

Mağaza'nın içinde, Brezilya Milli Takımı'nın daha önce havalimanında çektiği Nike reklamı gibi bir reklam çekebilirsiniz. Ortalarda büyük boşluklar, neredeyse çift kale maç yapmaya bile müsait. Çok daha güzel şekilde dekore edilip, çok daha ilgi çekici hale getirilebilecek bu muhteşem dükkan, resmen sönük kalmış. EP halindeyken, tıka basa doluydu belki ama, bu seferde bomboş kalmış. Hemde herşey yepyeni, çok güzel cancanlı halde milletin gözüne sokabilecekken, bir köşede duruyor herşey. Gerekirse öneri de vereyim;

Güzelim Play Station 3 girişte solda, bir köşede 7 milyarlık bir Televizyonun yanında duruyor demosu açık vaziyette. O kadar geniş alan varken, alınır ortaya bir yere, simülasyon aracı olarak bile kullanılabilir. bir oda yapılır 5.1 sistenle televizyonuyla, inanılmaz bir gösterim şansı olur, insanlar cezbedilir. Mesela DVD ve VCD'lerin bölümü o kadar başarısız ki.. Son 1 senelik hiçbir film yok, eski ve dikkat çekmeyen filmler var, güncellenmesi çok kolay bir bölümken.. Fotoğraf makineleri ve Telefonların olduğu alan, ortaya çekilerek dikkat arttırımı yapılabilir..

Ve o ses sistemleri ile Plasmaların yan yana dizilmesi.. böyle ip gibi yan yana hepsi. PS^ile bir oda yapılmasın hadi, ufacık Bimeks'in içindeki gibi bir oda yapılır, orada mükemmel bir şekilde TV + ses sitemleri tanıtılır falan..

Hiç mi dikkat göstermediniz ey TeknoSA çalışanları.. Hiç mi yönlendirmede bulunmadınız sayın Mağaza Müdürü.. Güzelim Mağazayı gein ilgi çekici yapın.. Zaten satış sonrası desteğinizden ve çalışanların bilgi yeterliliğinin olmamasından çoğu kişi forumlarda orda burda şikayetçi, bari görselliğinizi kaybetmeyin..


Yazının devamını okuyun...

Mim Dalgası Sonunda Benide Vurdu..

0

Saat: 22:58 | Yazar: Burak Doğan


Mim Dalgası, bu kadar zaman geçtikten sonra ancak beni vurmayı başarabildi.. Ama beni mimleyende Sevgili Ferruh Mavituna.. Blog yazarı olarak yıllardır öncü olan bu kişilikten mimlenmek beni elbette çok sevindirdi. Aslında birazda kendi zorunla oldu ama olsun, Mim 2.0 dalgası bu sonuçta:)

Mimimizin konusu şu; en yakınınızdaki kitabın 187. sayfasını açın, ilk cümlesini bizlerle paylaşın... Son zamanlarda sürekli saldırdığım kitap Cüneyt Arcayürek'in Derin Devlet Darbeler ve Gizli Servisler adlı kitabı.. 187. sayfayı açıyoruz ve..

karşımıza "KF" kod adlı MİT'ten 10 yıl önce ayrılıp bir holdingde güvenlik görevlisi olarak çalışan birinin şu cümlesi çıkıyor: "Gizli servisler arasında işbirliği kaçınılmazdır.."

Sanırım mim görevini tam anlamıyla yerine getirmiş oldu böyle güzel bir yere denk gelerek.. Ve sanırım şimdide en zevkli bölüme geldik, paslama.. Pası Serkan Turgut'a, Burcu Sezer'e ve MaFiAMaX'a yolluyorum.. Haydi bakalım..:)


Yazının devamını okuyun...

Şampiyonlar Ligi Maç Sonuçları (2. Hafta, 2. Gün), Puan Durumları ve Golleri

0

Saat: 09:41 | Yazar: Burak Doğan


Şampiyonlar Ligi'nin 2. müsabakaları dün gece (A), (B), (C) ve (D) gruplarında oynanan karşılaşmalarla sona erdi. Deplasman takımlarının büyük başarı gösterdiği karşılaşmalarda, 6 deplasman ekibi sahadan galibiyetle ayrılırken, bir tanesi berabere kaldı, bir tanesi de yenildi.
Sürpriz sonuçların yaşandığı gecede en büyük hayal kırıklıkları kendi evinde Marsilya'ya yenilen Liverpool ve Celtic'e kaybeden Milan oldu.

Grupların Sonuçları, Puan Durumu ve golleri ise şu şekilde;


A GRUBU
Temsilcimiz Beşiktaş'ın bulunduğu (A) grubunda Liverpool deplasmanından 3 puan çıkaran Marsiyla, gecenin en büyük sürprizine imza attı. Valbuena'nın 77. dakikada attığı güzel gol, İngilizleri yıktı.
İlk maçını Marsilya'a 2-0 kaybeden temsilcimiz Beşiktaş ise, 90 dakika üstün ve baskılı oynadığı karşılaşmanın uzatma dakikalarında yediği golle sahadan yine puansız ayrıldı.
(A) grubunun zirvesinde 6 puanlı Marsilya var. İkinci Porto'nun puanı 4, üçüncü Liverpool'un 1 puanı var. Son sıradaki temsilcimiz Beşiktaş'ın henüz puanı yok.

B GRUBU
Mourinho'nun gidişinin ardından kötü günler yaşayan, ilk maçında Rosenborg'la 1-1 kalarak taraftarlarını çoke eden Chelsea, Şampiyonlar Ligi'nin zorlu deplasmanları arasında gösterilen Valencia deplasmanında 9. dakikada David Villa'nın golüyle 1-0 geriye düşmesine rağmen J. Cole ve Drogba'nın golleriyle sahadan 3 puanla ayrılan taraf oldu.
İlk maçında kendi evinde Valencia'ya 1-0'la boyun eğen Schalke, Rosenborg deplasmanında aradığı 3 puanı attığı iki golle buldu. Jones ve Kuranyi'nin ikinci yarıda attıkları goller, Schalke'nin nefes almasını sağladı.
B grubunun zirvesinde 4 puanlı Chelsea bulunuyor. 3'er puanı bulunan iki takımdan Valencia ikinci, Schalke ise üçüncü sırada. Grubun dibinde ise 1 puanlı Rosenborg var.

C GRUBU
C grubunun zirvesinde şu anda Olimpiakos var. İlk maçında Lazio ile kendi evinde 1-1 berabere kalan kırmızı beyazlılar, Werder Bremen'i 3-1'lik gibi net bir skorla geçerek gecenin diğer bir sürprizine imza attı.
Almeida'nın 32. dakikada attığı golle ilk yarıyı 1-0 yenik durumda kapatan Olimpiakos, ikinci yarıda adeta fırtına gibi esti. 73. dakikada Stoltidis, 82. dakikada Patsatzoglo ve 87. dakikada oyuna sonradan giren Kovacevic'in golleriyle sahadan galip ayrılan Olimpiakos, bu galibiyetle liderlik koltuğuna da oturdu.
C grubunun diğer mücadelesi ise Lazio ile Real Madrid, daha doğrusu Pandev ve ve Nistelrooy arasındaydı. 8. dakikada Nistelrooy'un attığı gole 32. dakikada yanıt veren Pandev ilk yarının skorunu tayin eden isim oldu.
İkinci yarının 61. dakikasında Nistelrooy bir kez daha Real Madrid'i öne geçirdi ama Pandev karşılaşmanın da son sözünü söyleyen golünü 75. dakikada Real Madrid ağlarına bıraktı.
C grubunda Olimpiakos ve Real Madrid 4'er puanla ilk iki sırayı paylaşıyor. Lazio'nun 2, Werder Bremen'in ise henüz puanı bulunmuyor.

D GRUBU
Lucescu'nun harikalar yarattığı Shakhtar Donetsk, ikinci karşılaşmasında da galip gelerek 6 puan ile zirveye oturdu. İlk maçta celtic'i 2-0 yenen Lucescu'nun öğrencileri, bu kez deplasmanda Benfica ile karşılaştı. Rodriquez',in 42. dakikada attığı gol, hem 3 puanı, hem de liderlik koltuğunu Shakhtar'a getirdi.
D grubunun diğer karşılaşmasında ise bu kupayı geçtiğimiz yıl kaldıran Milan ile İskoç temsilcisi Celtic karşı karşıya geldi. İlk yarısı golsüz tamamalanan karşılaşmanın 62. dakikasında McManus ile bir gol bulan Celtic, bu gole sevinirken 68. dakikada Kaka'nın penaltı golüyle üzüldü.
Kaka, Celtic'i üzdü, Milan'ın ümitlerini yeşertti ama karşılaşmdaki son sozü 90. dakikada sahneye çıkan McDonald söyledi. 2-1.
Celtic bu galibiyetle ilk 3 puanını alırken, Milan da 3 puanda kaldı.
D grubunun zirvesinde 6 puanlı Shakhtar Donetsk var. 3 puanlı iki takımdan Celtic ikinci, Milan ise üçüncü sırada. Grubun son sırasında ise henüz puanı bulunmayan Benfica var.
Şampiyonlar Ligi, verilecek 2 haftalık aranın ardından 23 ve 24 Ekim'de oynanacak karşılaşmalarla devam edecek.



Kaynak: Milliyet


Yazının devamını okuyun...