Roberto Carlos'a Doktor Öpücüğü!

0

Saat: 14:46 | Yazar: Burak Doğan


Maçın her yerde bilmem kaç farklı yorumu var.. Sonuç, Fenerbahçe'nin son 10 maçtaki 10. galibiyetini çok zor olmadan aldığı.. En iyi yorumları bir Galatasaray'lı cephesinden buradan, Fenerbahçe'li cephesinden ise buradan alabilirsiniz diye düşünüyorum. Benim yorumum çok kısa: İlk gole ofsayt, penaltıya penaltı değil denmesi önemli bir nokta değil. Önemli olan Galatasaray'ın ilk devrede bir, ikinci devrede 1 pozisyonu olması sadece... golü bile pozisyondan saymıyorum, maç içindeki geliştirilmiş ataktan bahsediyorum.. İlk devre Sabri'nin ortası, ikinci devrede Aydın'ın şutu.. Fenerbahçe'nin hastalığı ise attığı gol veya gollerden sonra bunu korumaya gitmesi.. 2 - 0 değil de maç 0 - 0 olsa takır takır oynamaya devam eder, yine istediğini alırdı..

Esasen gelelim konumuza.. Maç 2 - 1, Galatasaray Fenerbahçe'nin 2 - 0 sonrasında çekilmesinin ardından bastırıyor.. Orta sahanın sağında, tam 4. hakem önünde, maç boyunca hiç top alamayan ve yararlı hiçbir hareket yapamayan Keita tam ilk defa Carlos'u geçecek iken, Carlos'un faulune, daha doğrusu sarılmasına maruz kaldı. Herkes Carlos sarıyı gördü derken, koşa koşa gelen hakem Keita'ya kırmızı kartı gösterdi.. Sonra da Keita'nın ağır çekimde, düşerken vurduğu sağ kroşeyi hep beraber izledik..

Bu sırada pozisyon tekrar gösteriliyor, herkes Keita'nın çok kuvvetli olmadığını ve Carlos'u bayıltamadığını konuşurken ekrana Carlos geliyor doktor ile birlikte.. Artık bizim doktor mu Malzemeci bilemem ama, Keita'nın kızarmasının etkisini arkasına alıp, güzel busesi ile birleştirerek Carlos'un tam darbeyi aldığı yere konduruyor..

O sırada Carlos gülmeden nasıl ayağa kalktı bilmiyorum ama biz ekranın karşısında gerçekten yıkıldık.. Yurdum İnsanı'na buradan sevgiler gönderiyorum karşımıza burada da çıktığı için.. Maçın sonrası zaten malum..

Yazının devamını okuyun...

22 Aralık 1999 - Kadikoy'de Son Galatasaray Galibiyeti

0

Saat: 11:04 | Yazar: Burak Doğan


Yıllardır konuşulur durulur.. Galatasaray, 10 yıldır Kadıköy'de Fenerbahçeyi yenemiyor, işte onuda yapsanız yenemezseniz, bunuda yapsanız yenemezsiniz hesapları ortalıkalrda uçuşur.. Her sene Galatasaray bir şevk ile Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyum'una gelir, geldiği gibide gider.. Hatta geçen seneki maçı saymazsak, geldikten sonra ya şampiyonluğu bırakır gider, ya da 6 gol yiyerek evine döner..

Tamam peki bunları herkes zaten ezbere biliyor.. Peki Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi en son Kadıköy'de bir lig maçında ne zaman yendiğini kim hatırlıyor? Ben hatırlamıyordum, güzel bir çalışma ile bunu öğrenmiş oldum, sizinle de paylaşmak istedim.. Alttaki yazı, Meriç Tunca'nın 22 Aralık 1999 başlıklı yazısı.. Merak edenlere..

22 Aralık 1999

Mustafa Denizli...
Werner Lorant...
Christoph Daum...
Artur Zico...

***

Bu isimlerin ne ifade ettiğini az sonra açıklayacağım...

***

Mircea Lucescu...
Fatih Terim...
George Hagi...
Eric Gerets...
Karl Heinz Feldkamp...

***

Bu isimlerin de...

***

Ama önce sizleri 22 Aralık 1999'un Türkiye'sine götürmek istiyorum;

***

Bundan tam 9 yıl önce;

* Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, merhum Bülent Ecevit, Başbakan ve merhum İsmail Cem Dışişleri Bakanı idi..
* F.Bahçe Samandıra Tesisleri'nin inşaatı sürüyor, Marmaray için "Yapılsın mı, yapılmasın mı?" tartışmaları devam ediyordu.
* Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hapis cezasını tamamlamış ama siyasi yasaklıydı.
* Cumhuriyet altını 33 milyon liraydı. Borsa 14 bin 119 puandaydı. Dolar 6 bin, euro 9 bin liraydı.
* Kırmızı ışıkta geçmenin cezası 11 milyon 250 bin liraydı.
* Benzinin litresi 550, LPG 150 bin liraydı.
* Asgari ücret 93 milyon 600 bin liraydı.
* Beşiktaş'ta Süleyman Seba başkandı.
* ABD Başkanı Clinton'dı. Rusya'da da Yeltsin iktidardaydı.
* Hülya Avşar ve Kaya Çilingiroğlu'nun kızları Zehra daha iki yaşındaydı.
* Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali daha açılmamıştı.
* Bugünkü Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tümgeneraldi..
* Maçın oynandığı gün TMSF, Egebank, Esbank, Yurtbank, Sümerbank ve Yaşarbank'a el koymuştu... Demirbank, Ulusalbank, Toprakbank, Kentbank, İktisat gibi bankalar vardı. Fortis, HSBC, Dexia henüz Türkiye'ye gelmemişti.
* Engin İpekoğlu, Fenerbahçe ve Milli Takım'ın yedek kalecisiydi.
* Milli Piyango'nun yılbaşı büyük ikramiyesi (31 Aralık 1999 için) 1 trilyon liraydı. Trilyon barajına ilk kez ulaşılmıştı.
* Taksim-4.Levent metrosunda tünel inşaatları devam ediyordu.
* Cem Yılmaz askere gitmemişti.
* Google yoktu. Cep telefonlarının ekranları renkli bile değildi.
* Ve o gün ilk okula giden çocukların bir çoğu bugün üniversiteden mezun oldu..

***

O tarihte Galatasaray'da Faruk Süren başkandı.. Daha sonra sırasıyla Mehmet Cansun, Özhan Canaydın başkanlık yaptı. Ve şimdi de Adnan Polat başkan oldu..

Fenerbahçe'de ise o tarihte başkan olan Aziz Yıldırım bugün de başkan..

***

Bütün bunları niye mi yazdım?..

Galatasaray'ın Kadıköy'de son Fenerbahçe galibiyeti yaşadığı tarih 22 Aralık 1999'du. Skor 2-1'di..

İlginç olan tek şey, bugün o maçta Galatasaray forması giyen hatta ikinci golün pasını veren Emre Belözoğlu görev verilirse pazar akşamı bu kez Fenerbahçe'nin başarısı için ter dökecek.. Sarı-Kırmızılı ekipte ise o kadrodan sadece Hasan Şaş kaldı..

***

Şimdi gelelim en baştaki teknik direktör isimlerine;
İlk grupta bulunanlar Kadıköy'de bırakın beraberliği hiç Galatasaray yenilgisi görmediler..
İkinci gruptakiler de Galatasaray galibiyeti.. Hatta beraberliği bile..
Bugün iki takımın başında da yeni hocalar var..
Fenerbahçe'yi Aragones, Galatasaray'ı Skibbe çalıştırıyor..
Sonuçta pazar gecesi bir tanesi ''Geleneği'' devam ettirecek.
Ve iki hocadan biri sonuca göre büyük bir ihtimalle ülkesine dönecek..
Sizce hangisi?

İŞTE O TARİHİ MAÇIN KADROLARI:

TARİH: 22 Aralık 1999

STAD: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu

HAKEMLER: Muhittin Boşat (***), Fahir Ersoy (*), Cüneyt Elmaskeser (*)

FENERBAHÇE: Rüştü Reçber (Kaptan) (***), Mustafa Doğan (**), Alpay Özalan (**), Samuel Johnson (**), Abdullah Ercan (***), Tayfun Korkut (**) (Dk.81 Erkan Sözeri), Kemalettin Şentürk (**), Metin Diyadin (*), John Leshiba Mosheou (*), Yaw Preko (*) (Dk.46 Elvir Boliç) (**), Dinu Viorel Moldovan (***)

YEDEKLER: Murat Şahin, Uche Alozia Okechukwu, Serkan Özsoy, Tufan Apaydın, Güvenç Özkan

TEKNİK DİREKTÖR: Zdenak Zeman

GALATASARAY: Mehmet Bölükbaşı (**), Fatih Akyel (**), Carlos Alberto De Oliveria Capone (**), Gheorghe Popescu (**), Ergün Penbe (***), Okan Buruk (***), Suat Kaya (**) (Dk.46 Ahmet) (**), Emre Belözoğlu (***), Hasan Gökhan Şaş (**) (Dk.67 Tugay Kerimoğlu) (**), Hakan Şükür (***), Mandinga Dos Santos Marcio (***) (Dk.85 Bülent Korkmaz)

YEDEKLER: Kerem İnan, Mehmet Yozgatlı, Arif Erdem, Saffet Akyüz.

TEKNİK DİREKTÖR: Fatih Terim

GOLLER: (Dk.20) Hasan Gökhan Şaş (sağ ayak, pas Mandinga Dos Santos Marcio), (Dk.30) Mandinga Dos Santos Marcio (sağ ayak, pas Emre Belözoğlu) (Galatasaray) ; (Dk.51) Dinu Viorel Moldovan (sağ ayak, pas john Leshiba Mosheou) (Fenerbahçe)

SARI KARTLAR: (Dk.24) Fatih Akyel, (Dk.37) Mandinga Dos Santos Marcio, (Dk.75) Gheorghe Popescu, (Dk.78) Emre Belözoğlu (Galatasaray)

Kaynak: Hurriyet

Yazının devamını okuyun...

6 Kasım'ı Unutma Unutturma..

2

Saat: 13:15 | Yazar: Burak Doğan

2002 yılının soğuk bir Kasım günüydü.. Ramazan başlamış, aynı zamanda soğukta başlayınca soğuk insanın canını yakmaya başlamıştı. Arkadaşımın telefonuyla derste ayıldım ve kendimi dışarıya attım, çünkü beklediğim bir telefondu.. Abi dedi.. Aldım biletleri.. ve işte Kadıköydeki ilk Galatasaray maçına gitme serüveni başladı. İzmir'deki Ege Universitesine bağlı UniFeb'de olan arkadaşlarla otobüs ayarlandı ve yolculuk gecesi beklenmeye başlandı..

Maç, erteleme maçıydı.. Dolayısıyla çarşamba gece saat 20:00'de oynanacaktı ve öğrenciliğin verdiği rahatlıkla izin sorunu çıkmadı, izmirdeki Fenerbahçeli arkadaşlarım tarafından dualarla uğurlandım okuldan salı günü.. Aynı akşam saat 23.30'da Cumhuriyet Meydanı'ndaydık. Otobüsler hazır bizi bekliyordu, bizde heyecanla maçı elbette.. Yola çıktık.. Uyku yok, uyuyana Fenerbahçe marşı 10 defa..:) Sabahı zor ettik ve Kadıköye indik sabah saat 8'de.. Peki 20:00'de başlayacak maç için ne yapmak lazım? 14:30'da sıraya girmek şart güzel yer için.. Demekki etrafta takılıcaz..

Saat oldu 14:30.. Sıraya girdik. Hava buz gibi, maç saat 20:00'de ve biz tam 15:00'de içerideyiz.. Yerimiz mükemmel ama.. Kenan Evren Lisesi'nin tarafındaki kale arkası, üst kat, orta ve en ön.. Yani 6 saat sonra 4 gol göreceğimiz kalenin hemen arkası.. Ama o saatte nerden bilelim.. Neyse saat 5:30 oldu, millet yemek yemeye başladı, bizde donmaya devam ediyoruz. Ama herhalde yemek yedikten sonra taraftara güç gelmiş olsa gerek, stad bir anda dolmaya başladı, şarkılar marşlar söylenmeye başladı.. O sırada açılan Ultravesti Pankartı görülmeye değerdi.. Hatta buyrun;
Bu sırada saat 18:30 falan oldu.. Heyecan had safhada elbette.. İzmirden kalkmışım gelmişim, hem Kadıköyde ilk maçımı izliyorum hem de bu maç Galatasaray maçı.. Dakikalar o soğukta geçmek bilmiyor.. Saat 19:00 artık yavaş yavaş hakemler, oyuncular sahaya çıkmaya başlıyor. Bu sırada bizim yakınımıza 3 saat falan önce getirilen UltraAslan lar, etrafı yıktıklarından dolayı sahadan çıkartılıyorlar.. O maçtaki en büyük üzüntüm, maçı izlerken 1 kilometre karemde bir tane bile Galatasaraylı olmayışıydı.. Neyse ısınmalar bitti ve maç başlıyor.. Kadıköy yanıyor..


Bundan sonrası ise zaten yıllardır konuşuluyor...

Yazının devamını okuyun...