Bir zamandır, takip ettiğim Yahoo! weather olayında, çok ilginç bir durum keşfettim.. Her şehrin hava durumunu istediğiniz an alabiliyorsunuz ama İstanbul seçince yukarıdaki şekil 1-A'da gördüğünüz gibi nefret bir şekilde isimlendirmişler.. Ne yapmak lazım, önce kınamak lazım, sonra uyarmak lazım.. Bu kadar global bir sitede, böyle bir durum gerçekten çok değişik... Yazının devamını okuyun...
2000$'a 40″ full HD 1080p Sony LCD TV, seçeceğiniz bir PS3 oyunu, 600$ lık PS3 seti ve yine sizin seçeceğiniz bir blue ray film sahibi olabilmek artık hayal değil.. Amerikada, kotaku'da amcalar yapmış, yerleştirmiş, oturtmuş olayı, helal olsun diyor, ellerinden öpüyoruz.. Burdaki maliyeti TV olmadan neredeyse 2000 doları bulurken, birde üstüne 40" full HD SONY LCD TV veriyorlar.. Alışveriş cenneti Amerika.. Yazının devamını okuyun...
Atatürk'ün Orman Çiftliğinde 1925 yılında, Amerikan Milletine hitaben yaptığı konuşma.. İnanılmaz bir beden dili ve duruş.. Yanındaki adamda, Ankara Amerikan Büyükelçisi.. Gerçekten büyüksün be Atam..
Roberto Carlos Fenerbahçe'ye geldi, mükemmel oynayacak ya da deliler gibi yayacak.. eksileri ve artıları neler, Türkiyeye neler katar, Fenerbahçeye neler katar acaba..
Mesela ilk başta eksilerinden bahsetsek.. Kronik sakatlığı olduğunu iddia edenler, şeker hastası olduğunu iddia edenler var. Sene içinde 34 lig maçının 22sinde oynayabilmiş.. Ama son 4 maçtır inanılmaz işler yapıyor Real Madridde ve belkide 1 önceki maçtaki golüyle şampiyonluğu getirdi.. Yaşı 34müş, Darülacezeden izlesinmiş maçı gibi eksileri var roberto amcamın.. Birde çapkınlık olayı var, İstanbulu görünce azıtabilir ama 5 milyon dolara 1 yılda hem azıtılır hemde top oynanır bence:)
Artılarına gelincede; *Bir kere sayamadığımız kadar kupa, şan şöhret sahibi kendisi.. Buda demektir ki Fenerbahçe'nin Avrupadaki tecrübe eksikliğine bir nebze olsun katkıda bulunacaktır. *Son günlerde yapılan yayınlarda gördük ki, Real Madrid'i bile toparlayan, insanları motive etmeye çalışan bir kişilik kendisi. Fenerbahçenin kaptanı hep vardı ama lideri Aziz Pierre'den beri yoktu.. Bu yönünüde inanılmaz kullanabilir kaptan olmasa bile takımı yönlendirebilir. *Aynı zamanda kendisi inanılmaz bir profesyonel.. İnanılmaz bakıyor kendine ve Real Madrid gibi takımda 10 saniyede 100 metreyi koşan tek oyuncuymuş devre arasında.. Bu inanılmaz bir rakam.. Dayanıklılığını ya da sol bekten sağ açığa 70 metrelik nokta atışlarını anlatmaya gerek yok zaten. Birde Alex'in frikik olayı gündemden düşmüşken, frikikçiside belli oldu Fenerbahçe'nin.. *Brezilya'nın efsane takımının sol beki olan R.Carlosu dünyada neredeyse tanımayan yok.. Onun Türkiyeye gelmesi demek, herkesin Türkiyeyi konuşması demek, Türkiyeye gelmek istemeyen futbolcuların dirençlerinin kırılıp gelme şanslarının artması demek, Dünya Futbolunda Türkiye'nin gündeme yerleşmesi demek.. Ronaldo ya da Adriano 6-8 sene milli takımda oynadığı Roberto Carlos Türkiyeye gidince, alacakları mantıklı tekliflerde, Türkiyeye gelmeye gayet sıcak bakacaklardır mesela..
Bundan önce gelen yabancı çok oldu Türkiyeye.. Bugüne kadar gelmiş en kariyerli futbolcudur kendisi. En iyi futbolcu olup olmayacağını elbetteki zaman gösterecektir ama hem Fenerbahçeye hemde Türk futboluna katacakları tartışılmazdır.. İşallah diğer Türk takımlarıda bu büyüklükte transferler yaparlar ve gözlerin üstümüze çevrilmesini sağlarlar.. Daha iki sene önceki örnek.. Anelka Fenerbahçede oynarken milli takıma gidemezken, İngiltereye gittiği andan itibaren milli takıma girmeye başladı ve neredeyse ilk 11 oynuyor her maç.. Buda elbet yabancı kariyerli oyuncuların, Türkiyeye gelmek istememesindeki başka bir neden..
Gerçekten bazen düşünüyorum ciddi ciddi bütün dertler ve hastalıklar üst üste gelmesinin mantığı var mıdır diye.. Üstüne birde çıkar çıkmaz 10 tane türkçe çakması çıkan "secret" kitabının bunun desteklemesi düşüncelerime destek vermedi değil.
İlk önce bi hasta olursunuz, üstüne düşün allah düşün nasıl geçicek diye, bir şey daha gelir bulur sizi.. Hatta dikkat etmedikçe, bi tane daha bi tane daha derken, hasta olmasanız, hastalık hastası haline gelirsiniz yani. Ama neden ki..
Neden kanser hastalarının en büyük gelişim göstermesindeki neden umutlu olup hayata bağlı olmasıdır? Neden polyannacılık oynayanlar sizin suratınıza baka baka gülerken her seferinde başarılı olabiliyorken siz başarılı olamıyorsunuzdur?
Yada tam tersi neden bizim her istediğimiz olmuyor? Herhangi bir isteğim, ne olursa olsun çok istediğim bir şey neden olmuyor.. Neden elin gavuru sadece istiyor diye milyonlarca dolar kazanmış ki? Ya da neden kimisi sadece "istemeyi bildiği" için isteediklerine kavuşuyor.. Nasıl bir mantık bu? İstiyoram İstiyoram İstiyoraaaaaaaaaam diye bağıran ama istediklerinin yapılacağını bilen çocuklarda bu gizemimi kullanıyor mesela??
Peki bu istemenin gücü var mı?? Mesela Ahmet benden daha çok istemesini biliyor mu? Ben maç yaparken maçı kazanmayı Ahmetten 1 milyon kere daha fazla istiyorum belli, ama Ahmet kazanıyor.. Ya da Ahmet nasıl oluyorda isteyerek milyon dolarlar kazanırken hafta sonuna veya ay sonuna kadar dayanmakta güçlük çeken ben, deliler gibi istersemde beceremiyorum.. Yani kişinin isteme gücü, bu çekim yasasında bir etki yaratıyor mu? Yada bu düşünce saçmalığın daniskası mı :s
Şöyle diyelim.. Bana istemeyi öğreticek birileri lazım.. Hatta bu kitapta adı olupta isteyen birilerinden olabilir.. Veya sadece Polyanna yeterli mi?? Yazının devamını okuyun...